Javascript Kitabımı Sipariş Ettim

Son günlerde çok düşünüyordum hangi web dilini öğrenmeliyim diye. Sonunda buldum. Javascript öğreneyim dedim. Peki nasıl öğrenecektim Javascript’i? Kitaplarla tabi ki. Ben internet üzerindeki forumlardaki kendini programcı sanan varoş web masterların anlattığı derslerin bir yararı olmaz diye düşündüm.

Yurtiçi Kargo ile de çalışmadığım için (blogumda yazdım) D&R yerine Idefix’ten aldım kitabı.

İbrahim Çelikbilek – Javascript adlı kitabı sipariş ettim. Kodlab yayınlarıymış. Çok da övdüler internette. Bakalım elime geçsin, ben de ona göre yazarım görüşlerimi. Bu arada D&R fiyatı 3-4TL kadar daha ucuz. Idefix fiyatından.

Ben kargo dahil 27TL para ödedim. (Idefix)

En Az Banknot Veren Bankamatikler

Ben de uzun zamandır düşünüyorum banka arayışlarına girdim. Şimdi para bozdurmak olsun, kredi kartı ve banka kartının geçmediği yerlerde yapılacak olan küçük harcamalar olsun insanın ara sıra 5TL, 10TL gibi meblalar çekmesi gerekebiliyor bankamatiklerden. Ben de denediğim bankalardan hangisi en az banknot veriyor diye yazacağım şimdi aşağıdaki listede var.

Finansbank – 5TL

ING Bank – 5TL

Garanti Bankası – 10TL

İş Bankası – 10TL

Yapı Kredi – 10TL

Akbank – 10TL

Ziraat Bankası – 10TL

Bu kadar biliyorum şu anlık. Eğer elime veri geçerse tekrardan sizlere döneceğim, yanlış bir şey yazdıysam da yorumlarda düzeltin lütfen.

Mageia Kmess Sorunu

Öbür bloguma da yazdım ama buraya da yazayım dedim. Mageia üzerindeki Kmess uygulamasında ne yazık ki kişi listesi görünmüyordu.

Bu görünmeyen kişi listesi sorununu aştım. Aslında paket isteğinde bulundum öyle büyük bir şey de yapmadım :D

Kmess 2.0.6.2 paketini Test depolarından indirirseniz sorun çözülecektir. Teşekkürler hepinize.

Yurtiçi Kargo’ya Dikkat Edin

Geçen gün Yurtiçi Kargo Firması ile bayağı bir sorunum oldu. Söyleyeyim, bu kadar rezil, bu kadar ticari ahlâktan yoksun, bu kadar iş yapmayan tembel bir firma daha görmedim. Devletin bankaları bile daha hızlı gerçekten.

Şimdi merak ediyorsunuzdur neden böyle dediğimi?

Yurtiçi Kargo ürünleri zamanında teslim etmiyor öncelikle. İnternet sitesinde yazılı olan “1 iş günü” kavramına uyulmadığı gibi, “yarım gün” kavramından söz de etmiyorum ki ürün İstanbul’un aynı yakasından gönderilmişti.

Anlatayım, 29 Mart 2012 tarihinde Yurtiçi Kargo’ya Merter’den Bahçeşehir’e gitmesi için verilen bir paket. Yurtiçi Kargo’nun kapıdan alma hizmeti de var. Saat 10.00′da kapıdan alınması için istenen kurye, saat 17.00′da geliyor. Paketi alıyor 18.26 gibi de kaydını yapıyor. Bunu 29 Mart 2012 günü yapıyor. Zaten 7 saat rötarlı geliyor, bir de üstüne paketin kaydını 1saat geç yapıyor.

30 Mart 2012 gününe geldik. Kargo geleceği için ve kapıya teslim olduğu için şubeden almak istemiyorum. Kapıma gelecek ne de olsa. O yüzden evde duruyorum. Güzergahları gereği bizim oturduğumuz kısma öğleden sonra geleceklermiş kendileri. Saat 14-15.00 gibi gelirler dendi bana Bahçeşehir Şubesi’nden. Dikkat edin, bu şube hakkında birazdan söyleyeceklerime inanmayanınız olabilir. Tamam dedim ben de telefonu kapatıp. Bekle bekle yok. Eve tıkıldık kaldık. Tabi ben o gün içinde saat 15.30′a kadar 2-3 defa çağrı merkezini arayıp, 1 defa e posta ile ulaştım kendilerine. Sağolsunlar geri dönüş de oldu e postadan 1 saat sonra kadar. Ben de onlara daha önce MNG Kargo ile çalıştığımı, Antakya(Hatay)’dan yollanan paketin bile bana 15 saat içersinde ulaştığını söyledim. Nasıl olur da aynı semtteki paket 20 saati geçer dedim. Onlar da şubeyi uyaracaklarını söylediler.

Saat 16.30 gibi Yurtiçi Kargo arabası bizim kapımızın önünden durmadan geçti. Biz de başka kargo vardır diye düşündük ama gelen giden olmadı. Saat 17.30 (ya da daha geç) Bahçeşehir Şubesi’ni aradık ve durumu izah ettik.

Kendileri bizi evde bulamadıklarını, zilimize bastıklarını ve bizim kapıyı açmadığımızı, apartman görevlisi olan Süleyman Bey’in de yerinde olmadığını söylediler. Saat kaç gibi dediğimizde 16.30 gibi dediler. Tabi ben o sırada camdan bakıyorum. Apartman görevlisine ulaşmak için bizim camın önünden mutlaka geçilmek zorunda tek yol o çünkü. Yani olsa, görürdük. Zaten zilimize de basılmamış.

Biz Bahçeşehir Şubesi’ndeki telefonu açan çalışana durumu bu şekilde anlattık. Bu arada internet sayfalarında belirtilen 1 günde teslimat yalan oldu tabi. 24 saati aşkın bir süredir teslimat yapılmadı bizlere ki aynı şehrin, 1-2saatlik mesafelik farklı semtleri arasında. Adam anneme dedi ki “hanım efendiiii hanım efendiii! benim arkadaşlarım zile basmış yalan da söylemez onlar!”. Şu şeye ne söylenir? Yani buna ne söylenir? Yalan mı söylüyoruz dedik, siz zilinizi kontrol ettirin diyor ki kargo gelmemiş bile. Binbir küfür bela kargomu aldım sonunda.

Bir kargo almak için 3 kere şubeyi aramak, 2-3defa da çağrı merkezini aramak, 1 kere de e posta atmak gerekiyor. Siz siz olun uzak durun. 2-3TL daha fazla verin, UPS Kargo kullanın. Adamlar hizmet veriyor en azından.

İyi günler.

Facebook Apaçi Sayfaları ve Reklamları

Facebook’ta gezinirken hep görüyorum yalan yanlış şeyleri. En sonunda ne için yapıldığını anlayabildim. Facebook Sayfa Reklamları tabi ki.

Mesela gerçekten çok malca paylaşımlar var. Sizleri bu konuda bilgilendirmek istiyorum. Akıl ve mantığa sığmayan, sapan şeyler çoğu. Aklıma gelenleri yazacağım:

1) Bu sayfayı, bu kişiyi şikayet edin;

Facebook Şikayet Motoru, öyle çok kişinin şikayetine bağlı olarak profilleri kapatmaz. Sadece çok şikayet olduğu zaman bir profile ya da sayfaya ne oluyor burada diye bakarlar. Yani öyle sizin tahmin ettiğiniz gibi bir oylama sistemi yok.

2)  Acılı bir fotoğraf paylaşıp, işte “Bu fotoğrafı paylaşın, her paylaşmaya Facebook şu kadar para ödüyor mağdur kişiye”

Daha tiksindirici durumlar olabilir fakat, en tiksinçlerinin arasında bu da var. Facebook nasıl para verebilir lan aileye? Ulan böyle bir şey nerede görülmüş saçmalamayın. Hani işin cıvığı çıktı artık. Kendi rekmalarınızı yapmak için zor durumda olan insanları kullanıyorlar. Neden? İnsanlar iyi niyetleri ile paylaşsın da mağdurun para kazandığını sansınlar, herkes paylaşsın “aa bakalım hangi sayfa?” desin diye yapılan bir şey.

3) Facebook paralı olacak,

Bir ara da MSN paralı olacak düşüncesi vardı. Peki bu parayı nasıl tahsil edeceklerini sorduğumda internet faturasına yansıyacak diyorlar. Küfür eder gibi. Neden paralı olsun? Adam kendi kuyusunu kazar mı lan? Paralı olursa üyesi olur mu oranın?

4) “Şu kadar beğeni olmazsa paylaşmayacağım”

Buna illet oluyorum. Kardeşim sayfanda 200-300abone var. Hayır yani +50 beğeni falan nedir. Bunlar beğenince sana giren çıkan ne oluyor? Bunu anlamadım ben. +50 beğeni olsa ne olur olmasa ne olur, sayfanın sayısı yükselse ne olur yükselmese ne olur? İlgi alanında zaten yeterince kişiye hitab ediyorsun derdin ne?

Neyse… Bu kadar geldi aklıma. Böyle şeylere karşı daha temkinli olun. Sizi kandırmalarına izin vermeyin.

 

Not: Siteme son günlerde yapılan ddos saldırılarını kim yapıyor çözemedim. ClodFlare PRo paket var güzelim boşuna kasma… (CDN yani)